Merhaba... ODTÜ Çevre Toplulugu yillardir ODTÜ'de faaliyet gösteren bir topluluk diye baslamak istemiyoruz elbette cümlemize! : Biz kendimizi söyle anlatalim size:

Bizler yıllardir ODTÜ içinde ve dışında, çevre ve doga sorunlarının sistemden kopuk olmadığını, bizzat bu yapinin sorunlara temel oldugunu anlatmaya çalistik. Yasanilabilir bir dünya için, sürdürülebilir bir yasam için tepkilerimizi ortaya koyduk ve çözümler üretmeye çalistik, çalisiyoruz...

Dogadaki canlilari severken, tanimaya ve anlamaya çalisirken önce onlarin korunmasi için mücadele edilmesi gerektigine inaniyoruz. Bunu yaparken, insani düsman gören veya insani ön plana alan bir bakis açisina degil, insanligi doganin bir parçasi olarak gören bir bakis açisina sahibiz.

Üretimi sadece piyasaya sürene kadar düsünen, bundan sonrasina karismayan, karistiginda da kar amaci güden, üretim döngüsünü tamamlatmayan ve en nihayetinde "çöpün" temeli olan bir üretim iliskisinin dünyayi hizli bir yokolusa sürükleyeceginden hiçbir süphemiz yok! Yani ekolojik sorunlar ekonomik yapilardan ayri tutulamaz. Her ekonomik yapinin kendine göre bir bakis açisi oldugu gibi, ekolojinin de bu ekonomik yapilar içerisinde farkli yerleri vardir.

Tüm çabamiz, dünyanin herkes ve her canli için yasanilabilir olmasidir. Bunun için de iyi bir bilgi birikimi, bu birikimini hayatla örtüstürebilmek ve bu örtüsmenin de arkasinda saglam bir durus gerekir.

Son sözü Kizilderili Sef Seatle'a birakiyoruz:

"Beyaz adam annesi olan topraga ve kardesi olan gökyüzüne, alip satilacak, islenecek, yagmalanacak bir sey gözüyle bakar. Onun bu ihtirasidir ki, topraklari çöllestirecek ve herseyi yiyip bitirecektir. Beyaz adamin kurdugu kentleri de anlayamayiz biz Kizilderililer. Bu kentlerde huzur ve baris yoktur. Beyaz adamin kurdugu kentlerde, bir çiçegin taç yapraklarinin açarken çikardigi tatli sesler, bir kelebegin kanat çirpislari duyulamaz."

"Son irmak kurudugunda, son agaç yok oldugunda, son balik öldügünde; beyaz adam paranin yenmeyen bir sey oldugunu anlayacak!..."