You are hereBlogs

Blogs


Dereler Özgür Aksın Paneli ve Birol Topaloğlu Konseri

Dereler Özgür Aksın Paneli Afişi

Doğu Karadeniz bölgesinde son günlerde önemli gelişmeler oluyor. Karadeniz'in binlerce yılda oluşmuş cennet vadilerinin üzerinde, gerekli bilimsel araştırmalar yapılmadan onlarca hidroelektrik santral kurularak bir doğa katliamı planlanıyor.

Uzungöl'ün Etrafına Duvar Örülüyor

Trabzon’un en önemli turizm merkezi Uzungöl’ün çevresine duvar çekiliyor. Duvarı çeken Çevre Bakanlığı, turizm için yaptığı yolu su taşkınlarından korumayı amaçlıyor. Uzungöl’de yaşayanlar, duvarın doğal yaşamı tehdit ettiğini savunuyor.

TRABZON - Çevre ve Orman Bakanlığı, turizm amacıyla Uzungöl’ün çevresine yol yapıyor. Yolun su taşkınları altında kalmaması için de gölün etrafına duvar örülüyor.

Uzungöl’de yaşayanlar duvara karşı çıkıyor, duvarın doğal hayatı yok ettiğini savunuyor. Belde halkı “utanç duvarı” olarak adlandırdığı duvarı üstüne çıkarak protesto ediyor.

Beşikten Mezara Tarımsal Yakıtlar

Tarımsal yakıt… Fosil yakıtların 200 yıllık tüketiminin sonuçlarını bir dizi felaketler silsilesi olarak yaşayan ve en kötülerini henüz yaşamamış olan günümüz dünyasında kulağa çok hoş geldiği kesin. Hatta öyle hoş geliyor ki ABD Başkanı George BUSH, Şubat 2006’da yaptığı açıklamada sevincini gazetecilere şöyle dinlendiriyordu: "Çiftliklerimizde ot yetiştirerek enerji sektörüne atılabileceğiz! Otu biçip, enerjiye dönüştüreceğimiz günler yaklaşıyor!".(1).

2B gerçeği ve Yanıltmacaları

Siyasal iktidarın kamuoyuna açıkladığı gerekçelerle anayasa değişikliği yapmaya
gerek yok. Ayrıca; “orman niteliğini yitirmiştir” gerekçesiyle artık orman
sayılmayan yerlerin yürürlükteki düzen içinde satılması, devredilmesi ya da
kiralanması ise bu soruna yol açan temel nedenlerin hiçbirisini ortadan
kaldırmayacak; tersine çok daha büyük sorunlara yol açacak. Sorunun kalıcı
biçimde çözümlenebilmesi için ise, orman kadastrosu çalışmaları ve dolayısıyla da
orman sınırları dışına çıkarılan yerlerin satışı, terk edilmesi ya da devredilmesi
yahut kiralanması vb işlemler;

Muhammer Sakaryalı'dan Mektup Var

TÜPRAG MADENCİLİK A.Ş.'nin İnay Vicdan Hareketi sözcüsü Muammer SAKARYALI aleyhine açtığı davanın savunması için Muammer SAKARYALI bir mektup Av. Arif Ali CANGI aracılığı ile bir mektup yayınladı.

Avukatıma –Arif ALİ Cangı'ya- Mektup

1. Hani insan kötü muameleye uğrar, işkence görür, acı çeker, canı yanar… Ve can havliyle bağırır. Sonra çektiği acıları kamuoyuna aktarır. Yaşam savunucu larının başına sıkça böyle şeyler gelir.

Mart 2009'daki 5. Dünya Su Forumuna Karşı İkinci Hazırlık Toplantısı Sonuç Deklarasyonu

5. Dünya Su Forumuna karşı düzenlenen hzırlık toplantısının sonuç metni

Bizler, Türkiye'de ve dünyanın çeşitli ülkelerinde suyun ticarileşmesine karşı mücadeleler yürüten örgütler olarak, Mart ayında İstanbul'da yapılacağı duyurulan 5. Dünya Su Forumuna karşı eylem ve etkinliklerimizi ortaklaştırmak için ikinci kez 8-10 Kasım 2008 tarihlerinde İstanbul'da bir araya geldik.

İlerleme Raporu'nda Hükümete En Kötü Karne: ÇEVRE'de

Avrupa Komisyonu, 5 Kasım 2008 tarihinde, Türkiye ile süren uyum ve müzakere sürecinin bir değerlendirmesini yaparak farklı başlıklarda "Türkiye 2008 İlerleme Raporu"nu yayınlamıştır. Son bir yıllık süreçte karşılaştırmalı olarak değişik alanlar itibarı ile Türkiye'nin kat ettiği aşamayı değerlendiren rapor, çevre konusunda Türkiye'nin ilerleme kaydetmek yerine yerinde saydığını tespit ederek, hükümetin çevre alanındaki "performansını " bir kez daha gözler önüne sermiştir.

‘Yoksullar kirlilikten ölüyor’

Hava kirliliğinden çocuk ve yaşlıların daha çok etkilendiğini söyleyen TBMM Çevre Komisyonu Başkanvekili Öztürk: Hava kirliliğinden kaynaklanan ölümlerin yüzde 90’ı fakir ve gelişmekte olan ülkelerde yaşanıyor

ANKARA -TBMM Çevre Komisyonu Başkanvekili ve Hatay Milletvekili Mustafa Öztürk, dünyada her yıl hava kirliliğinden üç milyon insanın öldüğünü belirterek, "Hava kirliliğinden kaynaklanan ölümlerin yüzde 90’ı fakir ve gelişmekte olan ülkelerde yaşanıyor" dedi.

Kadın ve Doğa

İnsanın ilk haritası “erkeğe” ve kadına” göre çizilmiştir ve cinsiyet sistemi doğal değil, tarihsel ve toplumsal bir pratiktir. Doğuştan gelen fizyo-biyolojik kadın ve erkek cinsiyetleri “biyolojik cinsiyet”, kadınlık ve erkeklik rollerinin toplumsal yapı tarafından biçimlendirilmesi ise “toplumsal cinsiyet” olarak ifade edilir. İnsanlık içinde ayırım çizgilerini oluşturan toplumsal cinsiyet, ırk ve sınıf kuramları üzerindeki baskılar, insanın doğadan ayrılma sürecini hızlandırmıştır.

Toplumsal Cinsiyet ve Doğanın Ayrılması

CETE Yeni sitesine kavuştu!

Çevre topluluğumuz yeni sitesine kavuştu. Sitemiz artık sürekli gündemi takip edecek ve güncellenecek sesimizi, sesimiz kısılmadan da yükseltecek, çevre kıyımlarına burdan dur diyecek.

Sitemizin içeriğinin tamamlanması için çalışmalarımız devam ediyor. Önerilerinizi bekliyoruz...